| Virüslerden Kesin Olarak Kurtulmanın Bir Yolu Varmı? |
|
|
| Yazılarım | |||
| Written by | |||
| Çarşamba, 10 Şubat 2010 16:24 | |||
|
Virüs, bilgisayar kullanıcıları tarafından geliştirilen ve bir amacı olan yazılımdır-programdır. Tanıma lütfen dikkat ediniz. Bilgisayar kullanıcıları tarafından geliştirilen diyorum, profesyonel bilgisayar kullanıcıları tarafından veya programcılar tarafından geliştirilen demiyorum. Çünkü günümüzde virüs üretmeyi sağlayan ve kullanımı son derece basit programlar çok sayıda var. Dünya üzerinde şuana kadar üretilmiş virüslerin sayısını tam olarak bilmek mümkün değil, ancak yüz binlerce diyebiliyoruz. Virüslerden kurtulmanın kesin olarak bir yolu var mı? Sorusunun cevabına geçmeden önce virüs üretmenin amacı nedir? Sorusuna kısaca değinmek istiyorum. Virüs üretmenin çok çeşitli sebepleri var. En temel neden ise kendini kanıtlama ve ispatlama hırsıdır. İlk çağlardan beri insanlar kendileri veya aileleri dışındaki kişiler ve topluluklar üzerinde hakim olma çabası içerisine girmiştir. Günümüzde de bu olgu hala devam etmektedir. Bu bazen spor alanında, bazen teknoloji alanında bazen de askeri bakımdan üstünlük kurmak olarak kendini gösteriyor. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Virüs yapmak isteyen, yapan kişilerinde en büyük gayeleri budur. Var olan bir sistemde kendilerini farklı kılmak bu sisteme dahil olan diğer bireylerden üstün olduğunu göstermek amacındadırlar. Bunu kah kullandığı bilgisayarın güçlü olması kah kullandığı cep telefonunun diğer insanların kullandıklarından özellik olarak üstün olmasını sağlayarak masumca giderenler vardır. Ancak tüm dünya sizin ne kullandığınızı bilemez göremez ancak tüm dünyaya sizin ürettiğiniz ve sizin yönettiğiniz bir programı ulaştırmayı başarırsanız tatminlik seviyesi son derece yükselecektir. Bu bağlamda virüs üreten-geliştiren kişilerin çoğunluluğunun bu işi yapmaktaki gayesi budur. Bu amaçla yaptıklarının en büyük ispatı ise ürettikleri virüs programının-yazılımın kodları içerisine kendi imzalarını eklemeleridir. Bir insan diğerlerine zarar verip zarar verdikten sonra da kendi imzasını atıyorsa bundaki amaç reklamdır kendini kanıtlama ihtiyacıdır. Bu ihtiyacını olumlu yönde gidermek mümkün değil midir. Yani insanların ihtiyacı olan bir işte kolaylık sağlayan bir program üreterek bunu başaramazlar mı? Buna bir örnekle cevap vermek isterim: bir köye bir okul yaptığınızda bu diğer insanlar için sıradan bir olaydır. Ancak bir yapılmış bir binayı şiddetle ve zorla yok ettiğinizde bu maalesef daha çok ses getirir ve sıkça hatırlanır. İyi yönde yaptığınız bir şeyi bu derece önemli kılabilmeniz için çok çok önemli bir kolaylık olması gerekir. Mesela mouse un görüntüsünü değiştirmeniz fazla bir şey ifade etmez ancak göz hareketiyle mouse yi yöneten bir sistem tasarlarsanız ses getirirsiniz ki buda çok zordur. Genel olarak bakıldığında zaten güzel şeyleri yapmak çok zor ancak baltalamak yok etmek sekteye uğratmak çok kolaydır. Güzelliği oluşturan ayakta tutan yapılardan birini sekteye uğratmanız yetecektir. Maalesef insanlarda her zaman kolay yolu seçmişlerdir; Yolun ucunda ne olduğu çoğu insan için önemli değil, önemli olan o yolda ne kadar hızlı ilerlediğidir.
Makalenin başlığına tekrar yaklaşalım. Bir sisteminin ne zaman ortadan kalkacağını bilmek için o sistemi doğuran-yaşamasını sağlayan etkenlere bakmak gerekir. Bu bağlamda bir liste yapacak olursak;
1- Virüs Türleri Ve Çalışma Prensiplerinin Çok Çeşitli Olması : Her virüsün kendine has bir yapısı ve çalışma şekli vardır. Dolayısıyla her virüs sisteminize aynı kapıdan veya aynı yöntemle saldırmaz. Her virüste sisteme farklı şekillerde zarar verir. Mevsimleri düşünün: Her mevsimin kendine has olumlu ve olumsuz etkileri vardır. Konuyla ilişkili olması açısından mevsimlerin olumlu yanlarını bir kenara bırakırsak. Olumsuz yönlerine karşı tedbirlerimiz bellidir. Yağmura karşı şemsiye, kar ve soğuğa karşı sıcak tutacak yünlü kıyafetler, ısıtıcı sistemler vb., aşırı sıcağa karşı soğutucu sistemler, kuraklığa karşı depolar vb., sellere karşı barikatlar, yüksek binalar vb. Bu durumları ve çözüm yollarını sıralamaya kalksak birkaç yüzü geçmez. Ve bu olumsuzluklar genelde hep aynıdır. Virüslere bakalım: Virüslerin kimi, soğuk, kimi sıcak, kimi aşırı yağışlı etki yapar, bunların çözümü günlük yaşantımızdaki gibidir. Ancak listeyi devam ettirmeye kalktığımızda karşı karşıya olduğumuz olumsuz durumların sayısı mevsimlerdeki gibi birkaç yüz değil birkaç bindir. Bunun yanında mevsimlerin zamanını ve tarihini tespit edebiliriz ancak virüslerin b olumsuzlukları ne zaman ve hangi sıklıkla yapacağını bilemeyiz. Üstelik virüslerin olumsuz etkilerinin sayısı da binlercedir. 2- Bilgisayar Kullanıcılarının Virüslere Karşı Sistemi Yönetme Bilgilerindeki Eksiklikler: Yine mevsimlerden yola çıkarsak, insanlara bu mevsimlerin olumsuzlukları için, kıyafet dağıtsak, şemsiye versek, klima dağıtsak problem hallolur diye düşünelim. Peki şemsiyeyi verdiğiniz kişi şemsiyeyi ne zaman ve nerede kullanacağını bilmiyorsa? Dağıttığınız şemsiyenin hiçbir anlamı kalmaz. Burada şunu anlatmaya çalışıyorum. Bütün bilgisayarlara antivirüs programı yüklediniz ama bu yetmez o bilgisayarları kullanacak kişilerinde bunu nasıl kullanacağını bilmeleri gerekir. Kış mevsiminde klimayı soğuk konumda çalıştırırlarsa ne yapacaksınız? Sistemi korumak üzere olan bir yapı sisteme zarar vermeye başlayacaktır. 3- Virüslerin Sisteme Saldırma Yolarının Çok Fazla Olması : Bütün virüsler sisteme tek bir kapıdan giriş yapsalardı bu kadar etkili olamazlardı. Düşünün bir kapılı bir evimi korumak daha kolaydır, 20 kapılı evimi? Dolayısı ile bu kapı sayısı bilgisayar ortamında bu örnektekinden çok daha fazladır. Bunun bir sonucu olarak da sisteme bütün girişleri denetlemek ve kontrol etmek zorlaşır. 4- Virüslerin Gelişimlerinin Çok Hızlı Olması: Bir hastalığının ortaya çıkışından itibaren aşısının veya tedavi edilmesinin yolu çoğu zaman bulunur ve hemen uygulamaya geçilerek hastalığın önü alınabilir. Ancak dünya üzerinde şu anda pek fazla yeni hastalıklar çıkmamakta ve insanlar belli hastalıklarla çoğu zaman mücadele etmekte ve ne mutlu ki başarılı olmaktadırlar. Bilgisayar dünyasında bu hastalıkların ortaya çıkışı dakikalarla ölçülmektedir. Her dakika yeni bir virüs ortaya çıkmaktadır. Bu virüslerin yayılması da çok hızlı olmaktadır. Bu virüse karşı antivirüs geliştirilmesi saatler alsa da bunun kullanıcılara ulaşması günler alabilmektedir. 1 günlük bir gecikmede bırakın bir günü dakikalık bir gecikmede sistemin çökmesi için yeterli bir süre olmaktadır. Çoğu zaman kullanıcılar sistemlerine virüs girdiğini aylar sonra görmekte ve fark etmektedir. Kullanıcı neden farketsin? Antivirüs programı farketmeli diye düşünebilirsiniz? Ancak antivirüs programları kendilerine tanıtılmış virüsleri ancak bulabilirler. Yeni çıkan bir virüsü tanımalarını şu an için mümkün değildir. Dolayısı ile hafızasında daha önceden bilgileri ve eşgalleri olan virüsleri tanıyabilirler. Kısacası günlük hayattan bir örnek verecek olursak antidotu üretilip köye gelene kadar birçok kişi zarar görmekte ve geç kalınmaktadır. 5- Caydırıcı Tedbirlerin Az Olması Ve Virüsü Üreten Kişilere Ulaşmaktaki Güçlükler: Ben bir toplum bilimci değilim ama şunu söylesem herhalde toplumbilimciler bana kızmazlar: Toplumlarda bir suç işlendiğinde o suçu işleyen kişinin ortaya çıkarılması ve cezalandırılması sık yaşanır bu durum o suçun tekrar işlenme olasılığını oldukça düşürür ve caydırıcıdır. Bunun yanında suçu işleyen kişinin de ortaya çıkarılması günümüz teknolojisi ile son derece kolay tespit edilebilmektedir. Gelelim bilgisayar dünyasına. Bilgisayar dünyasında bir suç işlendiğinde o suçu işleyen kişi dünyanın herhangi bir yerinde olabilir. Bunun yanında parmak izi, kan lekesi, saç teli bulmayı unutun. Kısacası suçluyu tespit etmeniz neredeyse imkansızıdır. Bu da bu suçu işleme potansiyelini artıran bir durumdur. Nasıl olsa yakalanamayacağını kesin olarak bilmek gibi bir durum vardır. Bunun yanında yapılan işlemin suç olduğunu tanımlamak ve kanunlarda ilgili maddeleri de bulmak çok zordur. Çünkü yukarıda da bahsettiğim gibi suç aleti ve yöntem sayısı çok fazladır. Bir yöntemi kanuna geçiriyorsunuz 1 saat sonra başka bir yöntem ortaya çıkıyor. Bazı ülkelerde bilgisayar suçu diye bir kavram kanunlarda daha tanımlanmamıştır. Kısacası bilgisayar dünyasında suçluyu bulmak, suçu tanımlamak, ilgili kanun maddesine uydurup mahkum etmek neredeyse mümkün olmamaktadır.
SONUÇ : Bugün için yukarıda bahsettiğim sebeplerden dolayı virüslerden kesin olarak kurtulmanın bir yolu yoktur. Hiçbir antivirüs programı sisteminize bir virüsün asla zarar veremeyeceğini garanti edemez. Dolayısı ile antivirüs programım var demek sizi kurtarmaz.
Bir sonraki makalemde çözüm önerileri ve virüslerin sisteminize bulaşmasını engelleyecek, zorlaştıracak yöntemleri anlatmak istiyorum. Bir sonraki makalede buluşmak üzere hepinize virüssüz bir bilgisayar diliyorum.
Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Meslek Yüksek Okulu Öğr.Gör. Erkan ÖZHAN
|

