Pazar, 05 Eyl 2010
You are here: Ana Sayfa

Ankete Katılın

Televizyon Karşısında Ne Kadar Vakit Geçiriyorsunuz?
 

İstatistikler

Content View Hits : 13863

Kaç Kişi Online

We have 1 guest online
www.erkanhoca.com Hoş Geldiniz...
Bilgisayar Başında Boşa Geçen Zaman PDF Print e-Posta
Written by   
Pazar, 08 Kasım 2009 20:47

Günümüzde bilgisayar öyle bir yer edindiki neredeyse ekmek su gibi insanlar tarafından benimsendi. Ancak hayatımızı kolaylaştırmak için tasarlanan bu araç malumunuz olduğu üzere çok zamanımızı almaya başladı. Bilgisayar başında geçirilen zaman üzerine yapılan bir deneyin sonuçlarını The New York Times'ta 8 Kasım 2009 tarihli yazısında Farhad MANJOO anlatıyor. Bilgisayarına bazı yazılımlar yükleyerek insanların bu yazılımlar sayesinde boşa geçen zamanlarını kontrol altına alma çabalarından bahsediyor. Bunu bizzat kendiside denemiş. Bağımlılık yaratan alışkanlıklar iş verimini ve işe haracanan zamanı geçiyor. Farhad MANJOO'ya tamamen katılıyorum. İnsanlar biraz düşünüp kendilerine araç olan bilgisayarla geçirdikleri vakitlerini daha verimli kullanabilirler.

Bir başka yazımda görüşmek üzere...

Öğr.Gör. Erkan ÖZHAN

 
Sessizce Kaybolan Eski Dost? PDF Print e-Posta
Written by   
Cumartesi, 07 Kasım 2009 20:11

Merak ettiniz ne acaba diye? Tabiki DİSKETLER ve DİSKET SÜRÜCÜLER. Disket teknolojisi ilk olarak 1978 yılında ortaya çıkmış ve 30 yıl süreyle insanlığa hizmet etmiş. Düşünsenize, internet yok, CD yok, Flash Bellek yok, böyle bir durumda bir bilgisayardaki bir dosyayı başka bir bilgisayara nasıl alırdınız? Çok sıkıcı bir durum. Disket teknolojisi kapasitesi düşük olmasına rağmen birçok fayda sağlamış ve bilgisayarlar arasında veri alışverişinde uzun yıllar tek yol olmuştur. 1979 da CD icat edilsede yaygınlaşması yıllar sürmüştür. İlk zamanlar pahalı olduğu ve ek donanımlar gerektirdiğinden yaklaşık 10 yıl, Türkiye'de ise 15 yıl yaygınlaşamamıştır. Türkiye ye ulaştığında fiyatı nedeniyle 2000'li yılların başlarına kadar çok yaygın olmamıştır. CD yazıcılar ise CD okuyucuların yaygınlaşmasından 2-3 yıl sonra yaygın kullanılmaya başlanmıştır. Kısacası Türkiye'deki kullanıcılar önce CD okuyucu ile tanışmış 2 yıl sonra ise CD okuyucularını çıkarıp CD yazıcı alarak bu teknolojiyi tam kullanmaya başlamışlardır. Bir 2 yıl sonrada CD yazıcıları söküp bu defada DVD sürücüleri takdığımızı hepiniz faketmişsinizdir. Tabi bu arada yarışta hiç belli etmeden geri kalan bir teknoloji ve yine hiç belli etmeden öne çıkan başka bir teknoloji unsurunuda gözden kaçırmamak lazım. Önemini kaybederek geride kalan disket teknolojisi ve ben CD-DVD ve disketten çok farklıyım diye seslenen Flash Bellek teknolojisi. Disket sürücüler önce Laptoplardan kaldırılmış ve arkasından da masaüstü bilgisayarlarda kullanımamaya başlanmıştır. Günümüzde disket teknolojisinin ölmesine CD-DVD yardım ve yataklık yapmış, Flash Bellekler ise eski dostun katili olmuştur. Aslında disket teknolojisi, kapasitelerinin az oluşu, yavaş çalışması vb. nedenlerden kendi sonunu kendi hazırlamıştır. Bir ara ZIP Disket teknolojisi disket teknolojisine yardım etmeye çalışmışsada başarılı olamamıştır. Güle güle eski dost Dikset Teknolojisi, hizmetlerini ve yardımlarını asla unutmayacağız. Hoş Geldin yeni dost Flash Bellek.

Bir başka yazıda görüşmek üzere...

Öğr.Gör. Erkan ÖZHAN

 

 
Küçük Ekran Boyutlu Laptoplar mı? PDF Print e-Posta
Written by   
Cumartesi, 07 Kasım 2009 20:01

Küçü ekranlı laptoplar şu sıralar çok tutuluyor. Bunun birçok nedeni var. Bunlardan en başta gelen taşınmasının çok daha kolay olması. Bunun yanında estetik açıdanda güzel görünüyor. Bu tip laptoplarda genelde Intel'i Atom işlemcisi kullanılıyor. Bu işlemci standart işlerinizi yapmanız için son derece yeterli. Çok ağır programlarında üstesinden gelebilr ancak biraz beklerseniz yapar. Kısacası bu tip laptoplarda birçok işlemi rahatlıkla yapabilirsiniz ancak bazı işlemler vardırki küçük ekranlar işinizi zorlaştırır. Örneğin Adobe PhotoShop, AutoCAD gibi programlarda tasarım yapmak zordur. Bununla birlikte boyutları çok küçük olan metinleri okumakta zorlananlar için tam bir kabus olabilir. Ancak genel itibari ile kulanışlıdırlar birçok işinizi heryerde halletmeniz mümkündür. İstediğimiz ebatlarda açabileceğimiz ekranlar ortaya çıkana kadar şimdilik bununla idare etmelisiniz. Katlanabilen ve istediğiniz ölçüde açabileceğiniz ekranlar şuan deneme aşamasında ancak dünyamıza girmesi çokta uzak görünmüyor.

Bir başka yazıda görüşmek üzere...

Öğr.Gör. Erkan ÖZHAN

 
Bilgisayarımdan Bip Sesleri Geliyor? PDF Print e-Posta
Written by   
Pazar, 08 Kasım 2009 01:33

Tekrar merhaba. Bugünlerde bana çokça gelen sorulardan biride "kasadan bip sesleri geliyor ve ekranda görüntü yok, ne olmuş olabilir?" şeklinde. Anakart üzerinde bulunan ve BIOS adı verilen Chip bilgisayarınızın düğmesine bastığınızda ilk olarak devreye girer ve bilgisayarın hayati parçlarının doğru çalışıp çalışmadığını denetler. Bunun dışında daha birçok görevi vardır. Soruyla ilgili olan kısmın söylersek bu şekilde. Denetleme sonrasında tüm hayati parçalar doğru çalışıyorsa kasadan tek bir bip sesi duyarsınız ve siyah ekrandan sonra Microsoft Windows sizi karşılar. Ancak tek bip değilde sorudaki gibi birden çok bip sesi varsa o zaman birşeyler yolunda gitmiyordur yani hayati parçalardan biri çalışmıyordur. Birden çok bip sesi eşliğinde ekranda görüntü olmaksızın bekleyip kalırsınız. Sonuçta arıza birkaç şekilde olabilir ancak bu günlerde gördüğüm bu tip arızaların geneli şöyle oluyor: Havaların soğuması ile birlikte metaller yapısı gereği biraz daha daralırlar. Hayati parçalardan biri olan ve Anakart üzerinde bulunan RAM bellek te bu duruma maruz kalır ve daha önce tam olarak oturduğu Slotuna tam oturmayabilir. Bu yüzden RAM BIOS tarafından görülmez ve bip sesleri duyarsanız. Yapılması gerekene gelince "Bilgisayarın fişini çekin Kasanın yan kapağını açın. Anakart üzerindeki RAM belleği sökmeden üzerine bastırarak sağa sola sallayın". Bu işlemden sonra bilgisayarın fişini takın be açma düğmesine basın. Bilgisayarınız büyük olasılıkla sorunsuz açılacaktır. Eğer aynı bip seslerini tekrar duyuyorsanız, tekrar fişten çekin ve anakart üzerinde bulunan RAM bellekleri tekrar sallayın ve bilgisayarınızı açmayı tekrar deneyin. Eğer hala açılmıyorsa fişten çekip RAM bellekleri söküp tekrar takın ve bilgisayarınız açmayı tekrar deneyin. Hala açılmıyorsa başka bir problem var demektir son olarak ekran kartınızı kontrol edebilirsiniz. Tabiki bu işlemlerin hepsinde unutmamanız gereken bir durumda her kasaya müdahele edişinizde bilgisayarınızın fişini prizden çekmektir.

 

Bir başka yazıda görüşmek üzere...

Öğr.Gör. Erkan ÖZHAN

 
Değişmeyen Batarya Teknolojisi PDF Print e-Posta
Written by   
Cumartesi, 07 Kasım 2009 19:45

Günümüzde neredeyse bilgisayar dünyasında ilerlememiş bir donanım veya yazılım elemanı görmek mümkün değil. Bu çok az ancak değişmeyen teknolojilerden biride pil teknolojisidir. Laptopların bataryaları ilk laptoplardan buyana neredeyse hep aynı. 6 hücreli piller derken 8 hücreli piller ancak ne olursa olsun sonuçta en fazla 3 saat beslenen laptoplar kullanıyoruz. Üstelik 3 saatlik süre belirli şartlar sağlandığında geçerli. CD/DVD sürücüyü ve sesi az kullanacaksınız gibi şartlar. Malesef şuan laptopların batarya teknolojisi bir ilerleme gösteremedi. Yıllardır bu durum böyle. Monitörler, mouselar, kalvyeler, HDD ler, RAM ler vb. hep değişiklik ve gelişme gösterdi. Gününüzde mobil cihazların yaygınlaşması ve çoğu kişi tarafından tercih edilmesine karşın aynen cep telefonlarımızda olduğu gibi malesef çok fazla yetenekleri var ancak pil ömürleri çok kısa. Tam bu teknolojileri kullanmaktan mutluyken ve işe koyulmuşken ekranın bir yerinden çıkan düşük batarya mesajı herşeyi altüst etmeye gerçekten yetiyor ve hevesimiz kursağımızda kalıyor. Arkamızdan kovalayan varmış gibi laptop kullanıyoruz. Neredeyse bitti bitecek ne yapacaksam yapayım ve kapatayım ruh hali ile laptop kullanmak hiçte hoş değil. Umarım bu teknolojide de yenilikler yaşanır.

Bir başka yazıda görüşmek üzere...

Öğr.Gör. Erkan ÖZHAN

 
« BaşlatÖnceki1234SonrakiSon »

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL