"Bilgiye her yerden ulaşmak için"

Deprem, doğal afet ve benzeri durumlarında iletişim araçlarının doğru kullanılmı

Ülkemizde özellikle yaşadığımız depremler sonrasında doğal bir ihtiyaç olarak sevdiklerimizden haber almak isteriz. Bu nedenle de ilk akla gelen yol olan Cep telefonlarından sesli-görüntülü görüşme yöntemini seçeriz.  Başlangıçta son derece normal gözüken bu yöntem aslında bindiğimiz dalı kesmek gibi bir durum ortaya çıkarıyor. Yani kendi elimizle istemeden de olsa iletişim sistemini sevdiklerimizle artık iletişim kurulamaz hale getiriyoruz. Bunu bilinçli yapmıyoruz tabiiki. Aşağıda vereceğim örnekten sonra bilgi sahibi olacağımızı ve bu sayede iletişim altyapımızı çökertmeden-daha verimli halde olmasını sağlayarak sevdiklerimizden sürekli haber alacağımız bir iletişim ortamının oluşmasını sağlayabiliriz. 

Telefonu alıp sadece “merhaba ben iyiyim merak etmeyin” bilgisini sesli olarak iletmek 48.000 Byte (Bir wav dosyası olarak düşünebiliriz) verinin transfer edilmesi için iletişim ortamına yük olarak gönderilmesine neden olur. 

Aynı bilgiyi kısa mesaj veya WhatsApp gibi uygulamalarla metin olarak iletmek 32 byte  yer tutar. Verinin transfer edilmesi için iletişim ortamına sadece 32 bayt gönderir. (Gönderici alıcı bilgisi ve benzeri zaten standart olduğu için bu toplama dahil etmiyorum.  Etsek bile olsa olsa en fazla 500 bayt civarında bir yer tutar).



Yukarıdaki şekilden anlaşılacağı üzere doğal afet ve kriz anlarında toplumsal olarak öncelikle yazılı mesaj göndermeyi tercih etmeliyiz.  Ancak tabiiki zor durumda isek (Yaralı, kanamalı, hayati tehlike durumunda isek veya böyle bir durumda olan kişiyi bildirmek istiyorsak) sesli görüşmeyi  tercih etmeliyiz. 

Ulaşmak istediğimiz kişiye yazılı mesaj şeklinde ulaşıp yeterli bilgiyi aldıktan sonra sesli, görüntülü görüşmeyi tercih etmemeliyiz.  Bunu yaptığımızda hatta yük bindirdiğimiz için gerçekten acil yardıma ihtiyacı olan kişilerin yardım ihtiyaçlarını ilgili mercilere iletmesine engel oluyor olabiliriz. Sesli görüşmeyi tercih ediyorsak da gereğinden fazla uzatmamalıyız (Bizim bina çok sallandı, sizde sallandığımız mı?,  Bizi çok salladı sizi de çok salladı mı? gibi hattı gereksiz yere meşgul edecek konuşmalardan kaçınmalıyız).

Aslında mesajlaşmanın bir avantajı daha var.  Depremler gibi iletişim kurulmaya yoğun bir şekilde çaba olayların sonrasında  siz biriyle telefonda görüşürken sizi arayanlar size ulaşamadıkları için iyice merak  etmeye başlarlar. Kendilerine konuşma sırasının gelmesini beklerler. Ancak mesajlaşmada sıra beklemek  ve mesajı iletmek en fazla 1 saniye gecikmeli olur. Yani insanların size yazdıklarını başkasıyla görüşürken dahi  alırsınız. Hepsine tek tek cevap yazabilirsiniz. Sesli görüşmede ise siz görüşmenizi bitirip başka birini yine sesli olarak arayarak döndüğünüz için o kişide muhtemelen başka biriyle görüşüyor olacağından sürekli birbirinizle iletişim kuramama halini yaşarsınız.

Depremler ülkemizin gerçeği, bu gerçeği değiştirmemiz mümkün görünmüyor. Ancak deprem gibi kriz anlarında iletişim yöntemiminizi değiştirebiliriz bu mümkün. Kriz anlarında sevdiklerimizden haber almak için lütfen öncelikle mesaj-text tabanlı uygulamaları (sms mesajı, WhatsApp vb.) kullanalım. Bu sayede iletişim ortamımızı çökertmemiş, daha verimli kullanmış ve sevdiklerimize hızlı bir şekilde ulaşmış oluruz. 

Sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, mutlu, huzurlu günler dilerim. 

Comments are currently closed.